İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Yıldırım, Lübnan’da Filistin kampını ziyaret etti

Beyrut

Bülent Yıldırım, Lübnan’ın kuzeyindeki Trablusşam kenti yakınında bulunan Bedavi Filistin Kampı’nda, Filistin Demokratik Halk Kurtuluş Cephesi, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), Hamas, İslami Cihad ve Filistin Halk Kurtuluş Cephesi gibi siyasi parti ve hareketlerin temsilcileri tarafından karşılandı.

Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, İHH’nın kuruluş esasları arasında Filistinlilere hem kendi toprakları üzerinde hem de diasporada destek vermenin bulunduğunu söyledi.

Bu hedef doğrultusunda İHH’nın birçok insani yardım projesini hayata geçirdiğini hatırlatan Yıldırım, lojistik birçok engele rağmen Filistin kamplarına herhangi bir ayrım gözetmeksizin yardım sağlamaya ve insani yardım projeleri geliştirmeye devam edeceklerini belirtti.

Yıldırım, İHH’nın ve şahsının hiçbir şekilde İsrail ile normalleşmeden yana olmadığını ifade ederek, Filistin halkının, başkenti Kudüs olacak şekilde bağımsız bir devlet inşa edilene kadar işgale karşı her şekilde direnmesi gerektiğini vurguladı.

İHH heyeti, kamp ziyaretinden sonra 1975’te Lübnan’da Filistinli grupların safında silahlı mücadeleye katılıp hayatını kaybeden Türk vatandaşlarının mezarlarını ziyaret etti.

İslam alimi ve siyasetçi Yeken’in ölüm yıl dönümü

İHH Genel Başkanı Yıldırım ve beraberindeki heyet daha sonra Sünni alim ve siyasetçi Fethi Yeken’in 13’üncü ölüm yıl dönümü dolayısıyla Trablusşam kentinde düzenlenen konferansa katıldı.

Lübnan’da Müslüman Kardeşler Teşkilatının kurucuları arasında yer alan Yeken’in Kudüs’e bakış açısına dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti:

“İslam dünyası üç şeyle mücadele ediyor; Şii-Sünni çatışması, Selefi-Sünni çatışması ve etnik çatışma. Bu sorunlar bitmeden Kudüs özgür olamaz. Bu çatışmaları yaşayarak kendimizi zayıflatıyoruz. Bizler bu durumda Kudüs’ü özgürleştirebilir miyiz? Sanmıyorum. Çünkü herkes kendi düşüncesine göre hareket ediyor. Filistin’i özgürleştirmeye giderken karşımıza bir kadın çığlığı çıkıyor görmezden mi geleceğiz, sonra bir çocuk ağlaması geliyor susturmayacak mıyız? Bu çığlıklar, ağlamalar nereden geliyor. Suriye’de cezaevinden geliyor. Kadınlar ve çocuklar savaşlarda malzeme olarak kullanılmamalı. Kadın ve çocukları bu şekilde kullanarak, adaletli olmayarak Allah’tan nasıl zafer bekleriz. Rahmetli Fethi Yeken’den ben bunu öğrendim.”

Konferans sonrası tüm katılımcılara plaket sunuldu.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir